Ülkemizdeki son yıllarda kene olayından ölümlerin yükselmesi neyin habercisi acaba? Anadolu’da yıllar öncede kene vardı ve oradaki vatandaşlarımızla iç içe yaşıyordu. Kene vakaları eskiden de vardı ve hatta bir insanın sırtına birkaç kenenin yapıştığını ve oradaki köylü vatandaşlar kendi imkanlarıyla keneleri çıkardıklarını anlatıyorlar.
Kenelerden insanlara geçen Kırım-Kongo Hemorojik (Kanamalı) Ateşli Hastalığı’nın (KKHA) da ülkemizdeki öldürücü ve bu kadar tehlikeli boyutlara yükselmesindeki gizem nedir acaba?
Anadolu insanlarımız anlatıyor.
Bilhassa köylerdeki yaşayan köylü vatandaşlarımız keneye karşı bu kadar tehlikeli boyutları olmadığını anlatırken bu da durup dururken nereden çıktı demeden de kendilerini alamıyorlar.
İnsanın aklına bir çok soru geliyor.
Acaba diyoruz laboratuar ortamlarında biyoloji silah olarak mı kenelerin DNA sı ilaçlanmak suretiyle insanlığın başına bela olarak sunuldu.
Bu son yıllarda artık bu kenenin çok tehlikeli boyutlara ulaştığı ve ülkemizdeki kenelerden dolayı ölüm oranlarında hız kaydettiğini gözlemlemekteyiz.
Gerek görsel basın, gerekse yazılı basınlarımız bunları sık, sık gündeme taşımış ve taşımaktadır.
Nerede ise ülkemizin yarısını istila eden bu kene olaylarına kim nasıl bir açıklık getirecektir.
Bu kadar tehlike boyutunun önemi hepimiz tarafından bilinmektedir.
Sağlık kuruluşlarımızın bizleri bilgilendirdiklerini görüyoruz.
Zira bunun tedavisin inde mümkün olmadığını biliyoruz.
Ölümden sonraki mikrobun yayılmaması için yapılan önlemlerin dahi bu kadar titizlikle yerine getirildiğini gözlemlemekteyiz.
Dolayısıyla bu kadar tehlikeli boyutlara varan bu kene vakalarının ülkemiz olarak nasıl bir mücadeleyle başa çıkacağı konusunda ayrıntılı bir bilgi sahibi nasıl olacağız bunu yetkili mercilerden öğrenmeliyiz.
Acaba ilaçlamak suretiyle yapılan önlemlerde kene hakikaten ölüyor mu yoksa bağışıklık mı kazanıyor.
Kafamıza takılan yığınlarla sorular var kenelerin çoğalma ortamı daha mı hızlandı yoksa şimdiye kadar öldürücü olmayan kenelerin böyle canavar gibi öldürücü şekle nasıl geldi bunun şimdiki mikrobik hali Kırım-Kongo Hemorojik (Kanamalı) Ateşli hastalığın (KKHA) nın tedavi süresinin tam olarak ne zaman ülkemiz başarılı olur.
Yoksa bunun tedavi süresi 2010 yıllarını bulur mu ?
Bir anda ülkemizin bu kadar korkulu kabusu haline gelen bu denli kene vesilesiyle geçen bu tehlikeli hastalıktan kurtulmanın reçetesini yapmalıyız.
Aksi takdirde insanlarımız bu kene belasına her gün yeni, yeni kurbanlar vermeye devam edecektirler.
İnşallah biran önce ülkemizin bilim adamları bu çalışmada başarılı olurlar İnsanlığımızı bu tehlikeden kurtarırlar.
HZ. ALLAH C.C. AZİZ MİLLETİMİZİN YAR VE YARDIMCISI OLSUN.
|