Türkiye'nin 2023 vizyonunda turizmden 50 milyar dolar gelir elde etmeyi hedeflediğini vurgulayan Günay, bunun için turist sayısının artmasının yanında Türkiye'nin imajının büyük önem taşıdığını kaydetti. Ertuğrul Günay, dünyada, ''Türkiye'ye gelmenin prestij olduğu konusunda bir imaj yaratılması'' gerektiğini belirterek, ''Eğer özel gayretler göstermezsek, Türkiye'ye gelmenin bir imaj olduğunu göstermezsek, bu rakama ulaşamayız'' dedi.Bazı ülkelerde çeşitli destinasyonların (tatil bölgeleri) o ülkelerden bağımsız olarak akla geldiğini anlatan Bakan Günay, Türkiye'nin bu konudaki iki büyük şansının Antalya ve İstanbul olduğunu ifade etti. Günay, geçen yıl Türkiye'ye gelen turistin 8 milyonunun Antalya'yı, 6 milyondan fazlasının da İstanbul'u ziyaret ettiğine dikkat çekerek, şöyle konuştu:''Antalya'nın bu yıl aldığı ziyaretçi sayısı Mısır'ın aldığı ziyaretçi sayısı kadardır. Antalya'nın hiçbir altyapı ve çevre sorunu kalmamalıdır. Bu, İstanbul için de önemlidir. İstanbul çok daha yıpratılmış, hor kullanılmıştır. İstanbul ve Antalya gibi, kendi çapında dünyada büyüyen bu kentlerin isimlerinin öne çıkması gerekir. Belek'in böyle bir şansı var. 2007 yılında dünyanın en iyi golf alanlarından birisi olarak seçilen Belek, sadece kum, deniz turizmi değil, golf ve sağlık turizmi konusunda da doğayla iç içe.''
Türkiye'deki konaklama tesislerinin Akdeniz'in en iyileri olduğunu vurgulayan Bakan Günay, ''Çok iyi tesislerimiz var bizim. Tesislerden çıktığınızda kasabaya karıştığınızda çok aşağılara bir yerlere gidiyorsunuz. Belek'te emsalsiz tesislerden çıkanların, çevrede bir lokantada Türk mutfağında bir şey tattıklarında, bir kahvede oturduklarında onun o zarafetini yakalamaları lazım. Henüz bunu yapamamışız'' diye konuştu. Türkiye'nin sadece konaklama tesisleri ve golf alanlarıyla marka olamayacağının altını çizen Bakan Günay, ''Turizm sektörünün önde gelenleri, burada konuşmanın yanı sıra belediye başkanları, sivil toplum örgütleri, çevre kuruluşları ve kadın kuruluşlarını da bu işe katarak topyekun bir seferberlik yapılmalıdır'' ifadelerini kullandı. Bakan Ertuğrul Günay, turizmde alınan yolla günlük yaşantı arasındaki mesafenin kapatılması durumunda marka olma konusunda önemli ve hızlı adımlar atılmış olunacağını kaydetti. Türkiye'nin kıyıları, ormanları, tarihi yerleriyle doğanın bahşettiği büyük bir fırsatı kullandığını vurgulayan Günay, ''Bunları hoyratça kullanmamalıyız. Bunlara bize bırakılmış miras değil, gelecek için elimizin altında tuttuğumuz emanet olarak bakarsak turizm anlayışımız daha sürdürülebilir olur'' diye konuştu.
Son zamanlarda orman konusunda duyarsız davranıldığıyla ilgili basında bazı haberler çıktığını belirten Ertuğrul Günay, bunların haksız suçlamalar olduğunu dile getirdi. Günay, Anayasa Mahkemesinin, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun ''Turizme ayrılan taşınmaz mallardan Hazineye ait olan yerlerle, ormanların ilgili kuruluşlarca Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsis edileceğini'' öngören düzenlemenin de yer aldığı bazı hükümlerini iptal ettiğini hatırlatarak, şöyle devam etti:
''Bizim şimdi yaptığımız bir çalışma var. Şurada anlaşmamız gerekiyor: Biz bu doğayı kaderine terk edemeyiz. Koruma kullanma dengesini gözeterek doğayı, ağacı, yeşili kıyıyı tahrip etmeden kendi insanımızın ve tüm dünyanın kullanımına, beğenisine, yaşantısına sunmamamız gerekiyor. Anayasa Mahkemesi bir iptal kararı verdi. Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararını satır satır değerlendirerek ve Türkiye'nin turizm ihtiyacını dünyanın bu alanda yaptıklarını dikkatle gözeterek yeni bir hazırlık yaptık. Bakanlar Kurulundan çıktı ve TBMM'nin gündeminde. Sanıyorum komisyonlarda inceleme çalışmaları başladı. 'Üstün kamu yararı' kavramı getirdik. Yani bu hizmetin, bu golf tesisinin, bu sağlık turizmi merkezinin burada yapılmasında üstün bir kamu yararı var mıdır, yok mudur? Bunu dikkatle araştıralım. Sonra eğer bu hizmetin burada, bu orman içinde, bu yeşil arazi içinde, bu doğanın içinde yapılması gerekiyorsa, başka yerde yapılması imkanı yoksa, onun için ağaç kesilmesi gerekiyorsa, kestiğimiz ağacın hemen yanı başında mutlaka 2 katını dikelim. Eğer iki katını dikmiyorsak bu hizmete gereken belgeyi vermeyelim.''Eğer yapılacak tesislerin yanında ağaçlandırma yapılacak iki katı büyüklüğünde arazi yoksa, o zaman yatırımcıların Çevre ve Orman Bakanlığı yetkililerinin belirleyeceği alanda kesilenin dört katı büyüklüğünde yeri ağaçlandıracaklarını vurgulayan Günay, ''İki katını aynı yerde veya dört katını çevrede başka bir yerde mutlaka dikeceğiz. Bu birinci şartımız'' dedi.
Yasa tasarısıyla getirilecek ikinci şartın turizm yatırımının, o ildeki orman sahasının yüzde 1'ini geçmemesi olduğuna dikkat çeken Günay, ''Yüzde 1'ini geçmeyecek şekilde orman arazisini turizme ayırabiliyorsak, kestiğimiz ağacın iki katını ya da dört katını dikebiliyorsak, birilerinin herhalde (bu ülkenin kalkınması gibi bir sorunundan, bu ülkenin dünyaya açılması, bu ülkenin yatırım yapması) diye bir sorununa da bir miktar insaflı bakması gerekir diye düşünüyorum'' diye konuştu.
Kültür ve Turizm Bakanı Günay, sözlerini şöyle tamamladı: ''Fevkalade doğaya, yeşile, tarihe saygılı bir turizm anlayışı bizim birinci ilkemizdir. Zaten doğaya saygılı değilseniz, çevreye saygılı değilseniz, tarihe saygılı değilseniz hangi konaklama tesisini yaparsanız yapın başarılı olamazsınız. Bugün dünyanın önemli hassasiyetlerinin birisi de tarihe, doğaya, çevreye saygılı olmaktır. Bizim turizm anlayışımız da bu çerçevede yürüyüp gitmektedir. Ben Kültür ve Turizm Bakanıyım ama karakter itibarıyla, yaradılış itibarıyla önce çevreciyim. Bu benim özel hassasiyetim. Yani orman konusunda, ağaç konusunda dikkat, benim yüreğimden hissettiğim bir duygudur. Türkiye turizmi, ormanı, doğayı, yeşili tahrip eden bir doğrultuda kesinlikle yürümeyecektir, bunu bir taahhüt olarak söylüyorum. Ama bütün bu dikkatler içinde de bizim, Türkiye'de tesis sayımızı da imkanlarımızı da yaşam kalitemizi de dünya standartlarının üzerinde bir yerde dünyaya sunulabilir hale getirmek gibi bir ihtiyacımız var. 2023 yılında biz bu işten 50 milyar dolar kazanmayı ve 50 milyon insanı ağırlamayı hedefliyoruz. Bizim bu konuda potansiyelimiz var.'' BETUYAB Başkanı Cemil Uğurlu da Türkiye'nin turizmde marka olması için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi. Belek'te 11'i golf tesisi olmak üzere 47 adet 5 yıldızlı otel ve tatil köyü bulunduğunu belirten Uğurlu ''2023'te 50 milyon turist ve 50 milyar dolar gelir hedefini koyduk. Bu hedefi yakalayacağımıza inanıyorum'' şeklinde konuştu.