Gerçekler yansıtılmıyor
ATSO Başkanı Kemal Özgen, TÜİK verilerine göre Nisan ayı enflasyonunun TÜFE'de yüzde 1,68, ÜFE'de ise yüzde 4,50 arttığını, yıllık enflasyonun tüketici fiyatlarında yüzde 9,66, üretici fiyatlarında yüzde 14,56 olarak açıkladığını anımsattı. Enflasyon oranının gerçek hayat pahalılığını göstermediğinin bir gerçek olduğunu savunan Özgen, sendikalar tarafından hesaplanan geçinme endekslerinin de izlemesi gerektiğini kaydetti.
Gıdada yüzde 100 artış var
Temel gıda maddelerinde ve enerji fiyatlarındaki artışın yanında, döviz kurundaki artışın maliyet ve fiyatlar üzerindeki etkisinin enflasyon oranını iki haneli düzeylere taşıdığını belirten Özgen, ''Son dönemde temel gıda ürünlerinde yıllık fiyat artışları yüzde 100'leri buluyor. TÜİK'in yıllık enflasyon oranının yüzde 9'da kalması kafa karışıklığına ve tartışmalara neden olmaktadır'' dedi.
Kişilerin gerçek hayatta karşı karşıya oldukları enflasyon oranının, gelir, bölge, yaş, alışveriş zamanı ve yeri gibi birçok unsura bağlı olarak değişebildiğini, mutfak harcamasının toplam harcama payının yüzde 50 olduğu bir aile ile yüzde 10 olduğu bir ailenin enflasyon oranının aynı olmadığını ifade eden Özgen, şunları kaydetti: ''Mutfak ürünleri fiyatı yüzde 100 arttığında birinci ailenin enflasyonu yüzde 50, ikinci ailenin enflasyonu ise yüzde 5'tir. Fiyatların ayarlanma süresi, bölgeden bölgeye, marketten markete değişebilir. Her kişi veya hane halkının, her işletmenin enflasyon oranı bu nedenle mutlaka farklı olacaktır. Dolayısıyla TÜİK verileri hane halkları açısından bir ortalama olarak, bölgeler açısından ise ancak uzun dönemli trend olarak anlamlıdır. Bu sadece Türkiye için değil, bütün ülkeler için böyledir.''
Enflasyon oranının gerçek hayat pahalılığını göstermediğinin bir gerçek olduğunu savunan Özgen, sendikalar tarafından hesaplanan geçinme endekslerinin de izlemesi gerektiğini kaydetti. Enflasyon sorununun tekrar önem kazandığı bir dönemde, enflasyon oranı yerine, enflasyonla mücadele ve genel olarak ekonomik programın tartışılmasının daha fazla önem kazandığına dikkati çeken Özgen, şöyle devam etti: ''Türkiye'de enflasyon hedeflemesinin anlamsız kalması, enflasyonla mücadele için gerekli olan arz yönlü politikalar yerine, gelişmiş ülkelerde uygulanan para politikalarının öne çıkarılması üzerinde durulması gereklidir. Hükümetin yüksek enflasyon ve düşük enflasyon hedefleyen bütüncül bir ekonomik program hazırlaması gerekli görülmektedir.''
Antalya, Burdur ve Isparta illerini kapsayan Batı Akdeniz bölgesinde TÜFE oranlarının aylık yüzde 1,93, dört aylık yüzde 5,47 ve yıllık yüzde 8,34 olarak belirlendiğini kaydeden Özgen, sözlerini şöyle tamamladı: ''Batı Akdeniz bölgesi enflasyon oranları, aylık ve dört aylık bazda Türkiye ortalamasının üzerinde, yıllık bazda ortalamanın altında kalmıştır. Türkiye geneline göre 26 bölge arasında Batı Akdeniz, enflasyon bakımından aylık ve dört aylık bazda 5'inci il durumunda iken yıllık bazda sondan 2'inci sırada yer almaktadır. Turizm mevsiminin başlamasıyla birlikte fiyat artışlarının hızlanması beklenen bir gelişmedir. Ancak, alt kalemler incelendiğinde bu etkinin halen tam olarak ortaya çıkmamış olduğu görülmektedir.''
|