02 Aralık 2008 Salı 23:41  Alanyada da Şehit 16:38  Çığırtkanlar cezalandırıldı 09:56  Yangın mücadele timi kurulacak 09:53  Küresel ısınmaya karşı pedal çevirdiler 09:50  Çöp toplama saatleri değişti 09:48  Antalya’nın kurtuluşu kutlandı 09:48  Sevgisiz dünya olmaz 09:46  Sıcaklık 45 derece 09:45  “Eller Üretimde Ürünler Görücüde” 09:44  LPG’li sistem yoğun ilgi 09:43  
 Çok Okunanlar
 
 Çok Yorumlananlar
 


EKONOMİK KAYIP OLMAYACAK
Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, Rusya nın Türkiye den domates, üzüm, limon, patlıcan ve patates ithalatını Haziran ayında durdurmasının önemli bir ekonomik kayba neden olmayacağını belirtti.

34 bin ton küçük bir pay


Ziraat Bankası'nın Antalya Tarımsal Bankacılık Şubesi'nin açılışına katılan Bakan Eker, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Rusya'nın, Türkiye'den ithalatını yasakladığı ürünlerden domateste sera sezonunun Haziran'da bittiğini hatırlatan Eker, Türkiye'nin 12 milyon ton domates üretmesine karşın Rusya'ya geçen yıl Haziran ayında sadece 34 bin ton domates ihraç edildiğini ve bunun da toplam ihracat içinde küçük bir pay oluşturduğunu söyledi. 


Yasaklı ürünler başka ülkeleri gidiyor


Geçen yıl Haziran ayında Rusya'ya 44 ton patlıcan, 202 ton patates ihraç edildiğini, limon sezonunun bittiğini üzüm sezonun ise henüz başlamadığını anlatan Bakan Eker, ''Haziran ayı bu beş ürünün çok az ihraç edildiği bir ay. Bu nedenle ithalatın Haziran ayında durdurulması ekonomik açıdan önemli bir ekonomik kayıp olmayacak. Zaten bu ürünler başka ülkelere satılıyor.'' dedi. 


Bir gazetecinin ''Rusya'ya ihracatta bu sorun çıkmasaydı tüketici bu kadar ucuza domates yiyebilir miydi?'' Şeklindeki sorusu üzerine Bakan Eker, Rusya'ya ihraç edilen domatesin toplam üretim içerisinde çok düşük payı olduğunu tekrar hatırlattı.


Rusya'dan iade edilmiş domates olmadığını, sadece 6 ay içinde ihraç edilmiş ürünler konusunda bildirimde bulunduğunu vurgulayan Bakan Eker, bir başka gazetecinin ''hem bildirimde bulunuyorlar, hem iade etmiyorlar. Bu nasıl bir tutum?'' sorusuna'da ''Bu soruyu onlara sorun bunun muhatabı biz değiliz'' karşılığını verdi.  Tarımda kimyasal ilaç kullanımının kontrolü ve azaltılması konusunda alınan önlemler hakkında da bilgi veren Eker, görevlendirilen sertifikalı tarım danışmanlarının üretim aşamasında önemli yetki ve sorumluluklar üstlendiğini kaydetti. 


Geçen yıl sebze meyvede ilaç kalıntısı konusunda yapılan 16 bin denetimin büyük bir bölümünün piyasadan alınan örnekler üzerinde gerçekleştirildiğini kaydeden Bakan Eker, sebze meyvede üretimin 31-32 milyon tondan 42 milyon tona çıkmasına karşın bunların üretiminde kullanılan kimyasal ilaçların miktarının 5 yılda 55 bin tondan 49 bin tona düşürüldüğünü belirtti.  Tarımda kullanılan en önemli kimyasallardan olan metil bromid kullanımına AB'nin 2005'de son verdiğini, Oktova Sözleşmesine göre Türkiye'nin de 2015 yılında bu kullanımı bitirmesi gerektiğini anlatan Eker, buna rağmen alınan tedbirlerle bu yılın ilk baharında metil bromid kullanımına son verildiğini bildirdi. Türkiye'nin Oktova Sözleşmesi'ne öngörülenden 7 yıl önce uyum sağlamasını ''çok önemli bir uygulama'' olarak nitelendiren Eker şöyle devam etti:  ''Bir molekül metil bromür, 100 bin azot molekülüne zarar veriyor. AB ve gelişmiş ülkeler bunun kullanımını 2005'de durdurdu. Bizde 2008'de bitirdik. Bu kadar önemli bir uygulama yapmamıza rağmen basında buna yer verilmedi. (Rusya'dan zehirli domatesler geri geldi) diye doğru olmayan haberler yapıldı. Toptancı halinde boşaltılan domatesler Rusya'dan gelmiş gibi gösterildi. Kendi kendimize kurşun sıkarsak...Milletin takdiri. Biz zaten domateslerimizi başka ülkelere satıyoruz. Rusya'dan geri dönen domates yok. sadece bildirim var.''  


Bakan Eker, bu yıl hububat alım fiyatlarının ne zaman açıklanacağına ilişkin bir soru üzerine Toprak Mahsülleri Ofisi'nin (TMO) sadece müdahale alım fiyatı açıkladığını hatırlatarak şöyle devam etti:  ''Hububat fiyatları şu anda iyi seyrediyor. Müdahaleyi gerektiren bir durum yok. Fiyatlar üreticiyi memnun ediyor. İhtiyaç olursa açıklarız.'' Bakan Eker, TMO'nun şu anda taahhütname karşılığı alım yaptığını belirtti.Tarım ilaçlarının zamanında kullanılmaması ve yanlış kullanımı nedeniyle kene popülasyonunda artış olduğu yolundaki bir soru üzerine de Bakan Eker, her ilacın bir zehir olduğuna, bunların doğa, çevre ve canlılar üzerinde olumsuz etkileri bulunduğuna işaret etti.


Kimyasal kullanımının doğada bazı dengeleri bozduğunu belirten Eker şöyle devam etti:''Bu bir faktördür. Doğal dengeyi gözeterek biz 2003'den beri havadan ilaçlama yapılmasını azalttık ve bitirdik. Her canlı bir diğer canlıyı etkiliyor. Dünyanın her yerinde kene var. Ancak doğal dengenin yeniden tesis edilmesi için kurumlar arası disiplinler arası, bakanlıklar arası işbirliği yapılarak uzun vadeli çalışmalar yürütülmeli eğitime önem verilmeli.


''Türkiye'de organik tarım alanındaki gelişmelere de işaret eden Bakan Eker, potansiyelin büyüklüğüne karşın organik tarım yapılan alanın 200 bin hektara ulaştığını belirtirken, insanların ancak gelir düzeyi arttıkça kaliteye, yedikleri-içtiklerine daha çok önem verdiğini ve organik tarımdaki gelişmenin de gelir düzeyinin artmasına bağlı olduğunu kaydetti. 


Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, "Bazı münferit sorunları çözerek Rusya ile normal ticari faaliyetleri sürdürmek konusunda çalışmalarımız olumlu şekilde devam ediyor" dedi.
Divan Talya Otel'de düzenlenen "Stratejik Sektör Tarımın Finansmanı" konulu birinci Tarım Zirvesi'nde konuşan Bakan Eker, tarım sektörünün değerinin her geçen gün daha da arttığını söyledi. Bakan Eker, "Özellikle son yıllarda gerek küresel ısınma, gerekse fosil yakıtlarının, yani petrol ve petrol ürünlerinin fiyatının anormal derecede artmasıyla birlikte tarım sadece beslenme fonksiyonuyla değil, enerji kaynağı olarak da algılanmaya başlanmıştır. Dünyada geçtiğimiz yıl 2007 yılında 200 dolar civarında
olan buğdayın tonu 2008 başında 500 dolara kadar çıktı. Gerek mısır gerek buğday gerek şeker pancarı, kamış gibi ürünlerin tamamı biyoetonol üretiminde kullanılmakta. Yağlı tohumlarla da biyo dizel üretiminde kullanılmaktadır. Tarımsal hammaddeler sadece gıdada değil, ciplerin depolarını doldurmakta da kullanılmaktadır" dedi. Gıda maddeleri fiyatlarının giderek attığını ifade eden Bakan Eker, tarımsal potansiyelin azamiye çıkarılması için sahip olunan kaynakların en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Dünyada baş gösteren küresel ısınma sorununu değinen Bakan Eker, yaşadığız Akdeniz çanağının, küresel ısınmadan en fazla etkilenmesi öngörülen yerlerden birisi olduğunu bu nedenle de su kaynaklarının korunması gerektiğini vurguladı. Türkiye'de tarım sektörünün kredi kullanma imkanının son 5 yıl içinde arttığını belirten Bakan Eker, "Türkiye'nin son 5 yıl içinde banka kredileri içindeki payı yüzde 2.4'ten yüzde 4,6'ya çıktı. Bu son derece önemli bir artıştır. Tarımsal işletme başına kredi miktarı 171 bin YTL'den 2 bin 65 YTL çıktı. Bu 12 katlık bir artışı karşılık geliyor" diye konuştu. Türkiye'de tarımsal kredilerin iki temel kaynağı olduğunu ifade eden Eker, şunları söyledi: "Bunlar Ziraat Banaksı ve Tarım Kredi Kooperatifleridir. Artık bu alanda özel bankalar da rol oynamaktadır. 2002 yılında Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden 550 bin çiftçi 529 milyon YTL kredi kullandı. 2007 yılında kullanılan kredi 6.3 milyar YTL'ye yükseldi. Bu kredilerden toplam 1 milyon 100 bin çiftçi istifade etti" Kullanılan kredilerin geri dönüş oranının arttığını belirten Bakan Eker, "2002 yılında Ziraat Bankası'na geriye dönüş oranı yüzde 38 oranındaydı. 2008 yılında Ziraat Bankası'na kredilerin geriye dönüş oranı yüzde 97.4'e çıktı. Tarım Kredi Kooperatiflerine geriye dönüş oranında yüzde 40'dan yüzde 86'lara çıktığını görüyoruz. Bundan sonraki süreçte tarımsal kredilerin kullanımının artırılması, işletmeciliğin teşvik edilmesi, Ziraat Bankasının yanında diğer bankaların da finansmanda etkin rol oynaması,tarımsal yatırımların artmasında önemli rol oynayacaktır" dedi. Son 5 yıl içinde tarım sektöründe istihdam azaldığına dikkat çeken Bakan Eker, "Dünyada AB'de yüzde 4,5, ABD'de 1,5 oranında azalma olduğu gözleniyor. Biz de 2002 yılında tarımda istihdam yüzde 34,9 iken bugün yüzde 26'lara düştüğünü görüyoruz. 2012 bunun yüzde 19'a düşeceğini ön görüyoruz" diye konuştu.


 




13:19:57
02 Aralik 2008
Bu haber  168  kere okundu Yazıcıya Yolla
YORUMLAR
Bu Habere Yorumunuzu Ekleyin
İsim
E-posta
Başlık
Yorum
       Tüm alanlari doldurmaniz gerekmektedir
Döviz Kurları
  Alış Satış
$ Dolar 1.5858 1.5934
Euro 2.0052 2.0149
Untitled Document
  Hava Durumu
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
Yazarlarimiz
ENVER ÖZTÜRK
Geleceğin yarınını görememek?
ZEYYAT ŞAHİN
DÜŞ YOLCULUĞU
HAKAN ÇIRAK
BİRAZ BİRAZ…
ALİKEMAL BİRİNCİ
Kalenema Vadisi’nin isyanı
MÜRSEL NAMLI
KENE
EBUBEKİR SAĞLAM
Embesiller sizi!..
ERDOĞAN KIRMIZIOĞLU
TOGAN YAZI- ŞİİR KÖŞESİ
AHMET ARIK
TAKSİM’DE İŞÇİ BAYRAMI!
CİHAT RAMAZAN GÜRBÜZ
BUNLAR MI DARBE YAPACAK?
Iletisim   |   Künye   |   Anasayfam yap   |   Sik Kullanilanlara Ekle
Optimizasyon IE 5+ ve FF1+[ 1024 x 768 ] & Macromedia Flash
Tüm içerikler deneme yayını için eklenmiştir.