05 Eylül 2008 Cuma 06:58  Alanyada da Şehit 16:38  Çığırtkanlar cezalandırıldı 09:56  Yangın mücadele timi kurulacak 09:53  Küresel ısınmaya karşı pedal çevirdiler 09:50  Çöp toplama saatleri değişti 09:48  Antalya’nın kurtuluşu kutlandı 09:48  Sevgisiz dünya olmaz 09:46  Sıcaklık 45 derece 09:45  “Eller Üretimde Ürünler Görücüde” 09:44  LPG’li sistem yoğun ilgi 09:43  
 Çok Okunanlar
 Alanyada da Şehit
 Çok Yorumlananlar
 


ALTAN'IN 367'CİLERE UNUTULMAZ DERSİ
Gazeteci Yazar Ahmet Altan'dan 367'cileri unutulmaz ders. Altan Teziç'İn sözlerine ne dedi? Usta yazar Ahmet Altan tarihe geçecek yazısında anlayanlara unutulmaz dersler verdi.
Gazetede okuduğum konuşmasında, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesiyle ilgili şöyle diyordu:

“Anlaşılan siyasi çoğunluk devlet iktidarını ele geçirmek istiyor.”

Devlet iktidarı...

Demek siyasi çoğunluğa “verilmeyen ve verilmemesi gereken” böyle bir iktidar var.

Bunu
söyleyen bir anayasa profesörü olduğuna göre “anayasanın neresinde
böyle siyasi çoğunluğa verilmeyecek bir devlet iktidarından söz
ediliyor” diye bir sormamız gerekiyor.

Sonra bir soru daha soracağız.

“Dünyanın hangi anayasasında siyasi çoğunluğa verilmeyen devlet iktidarı kavramını gördünüz?”

Böyle bir kavram görmüş olamaz çünkü anayasalar böyle “kimseye verilmeyen” bir “devlet iktidarı” olmasın diye yapılır.

Anayasa, böyle bir gizli iktidar bulunmasın diye oluşturulur.

Eğer böyle bir “devlet iktidarı” varsa ve bu “siyasi çoğunluğa” verilmiyorsa, bu iktidar kim tarafından kime veriliyor?

Bu iktidarı kim kullanıyor?

Bu iktidarın anayasal ve yasal desteği ne?

Bir devlette anayasal ve yasal desteği olmayan bir “iktidar” olabilir mi?

Siyasi
çoğunluğa verilmediğine göre bu iktidar halkın iradesinden kopuk
demektir, halk iradesinin dışında oluşan bir iktidar kendine yeryüzünün
herhangi bir anayasasında yer bulabilir mi?

Siyasi çoğunluğa
verilmeyen bir “devlet iktidarı” ancak diktatörlüklerde olur ve bu
iktidar halkın iradesine karşı silahla korunur.

Bizim YÖK Başkanı anayasa profesörümüz, bir diktatörlük, silahlı bir zorbalık mı istiyor?

Doğrusunu isterseniz bunun tek bir cevabı bulunuyor.

Evet, öyle bir yönetim istiyor.

Başka türlü, halkın iktidarıyla el değiştirmeyen, siyasi çoğunluğun denetimine verilmeyen bir iktidardan söz edemezdi.

Sanıyorum, bizim hukukçuların tam anlamıyla gözü döndü.

Artık ne hukuk istiyorlar, ne yasa, ne de anayasa.

Bir zorbalık rejimini açıkça talep ediyorlar.

Devleti, seçimle işbaşına gelen hükümetlerin denetiminden çıkarmayı arzuluyorlar.

Seçimleri, halkın iradesini, parlamentoyu, hukuku, anayasayı yok etme peşindeler.

Bu uğurda saçmalamaktan bile kaçınmıyorlar.

Hukuka aykırı kavramlar uyduruyorlar.

Devleti hükümet yönetir, hükümeti siyasi çoğunluk belirler, siyasi çoğunluk da halkın oylarıyla oluşur.

Bu yapının dışında bir iktidar olamaz bir hukuk sisteminin içinde.

Bu yapıyı parçalama peşindeler işte.

Türkiye çok tehlikeli bir dönemden geçiyor.

Bu tehlikeyi sanıldığı gibi ordunun muhtırası değil, hukukçuların hukuka ihaneti yaratıyor.

Anayasa da, hukuk da, hukukçular tarafından yok ediliyor.

Hukuk, bir toplumun güvencesidir.

O olmadı mı o toplumda güvence olmaz.

Kaos, belirsizlik, zorbalık yeşerir.

Silah, kendini halkın iradesinden önemli görür.

Hukukçular, askerlerden daha fazla zorluyorlar darbeyi.

Dokunulmaz bir “devlet iktidarı” istiyorlar.

Bu uğurda tarihe geçecek saçmalıkları bile dile getirmekten kaçınmıyorlar.

Milyonlarca
insanın meydanlarda toplandığı, iktidarı protesto ettiği, demokrasinin
tadını çıkardığı bir ülkede demokrasiyi öldürmek için uğraşıyorlar.

Çok zorlarlarsa o da olur, darbe de gerçekleşir, anayasa da ortadan kaldırılır.

Bunu istemek için anayasa profesörü olmaya gerek yok ki...

Hukuktan nefret eden bir darbeci olmak yeter.

03:41:25
05 Eylül 2008
Bu haber  237  kere okundu Yazıcıya Yolla
YORUMLAR
Bu Habere Yorumunuzu Ekleyin
İsim
E-posta
Başlık
Yorum
       Tüm alanlari doldurmaniz gerekmektedir
Döviz Kurları
  Alış Satış
$ Dolar 1.2362 1.2422
Euro 1.7613 1.7698
Untitled Document
  Hava Durumu
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
Yazarlarimiz
ENVER ÖZTÜRK
Geleceğin yarınını görememek?
ZEYYAT ŞAHİN
DÜŞ YOLCULUĞU
HAKAN ÇIRAK
BİRAZ BİRAZ…
ALİKEMAL BİRİNCİ
Kalenema Vadisi’nin isyanı
MÜRSEL NAMLI
KENE
EBUBEKİR SAĞLAM
Embesiller sizi!..
ERDOĞAN KIRMIZIOĞLU
TOGAN YAZI- ŞİİR KÖŞESİ
AHMET ARIK
TAKSİM’DE İŞÇİ BAYRAMI!
CİHAT RAMAZAN GÜRBÜZ
BUNLAR MI DARBE YAPACAK?
Iletisim   |   Künye   |   Anasayfam yap   |   Sik Kullanilanlara Ekle
Optimizasyon IE 5+ ve FF1+[ 1024 x 768 ] & Macromedia Flash
Tüm içerikler deneme yayını için eklenmiştir.