25 Temmuz 2008 Cuma 18:37  Çığırtkanlar cezalandırıldı 09:56  Yangın mücadele timi kurulacak 09:53  Küresel ısınmaya karşı pedal çevirdiler 09:50  Çöp toplama saatleri değişti 09:48  Antalya’nın kurtuluşu kutlandı 09:48  Sevgisiz dünya olmaz 09:46  Sıcaklık 45 derece 09:45  “Eller Üretimde Ürünler Görücüde” 09:44  LPG’li sistem yoğun ilgi 09:43  Ufo müzesi açıldı 09:42  
 Çok Okunanlar
 
 Çok Yorumlananlar
 


AK PARTİ KAPATILMAZSA MEMNUN OLURUZ
MHP Lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, “AK Parti kapatılmazsa memnun oluruz” dedi

MHP Lideri Devlet Bahçeli dün partisinin grup toplantısında; iktidar partisinin kapatılmamasına menus olacaklarını söyledi. Bahçeli konuşmasında şunlara yer verdi; “9 Mayıs 2008 günü Hakkâri’deki Aktütün sınır karakolumuza yaptığı silahlı saldırıda 6 güvenlik görevlimiz şehit olmuş ve 2 askerimiz yaralanmıştır.Şehit olan kahraman evlatlarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve yaralılarımıza acil şifalar diliyorum” dedi.


Bahçeli şöyle devam etti; “Bahar dönemine girilmesiyle birlikte alçak eylemleri için Irak’ın kuzeyinden Türkiye’ye sızma girişimlerine hız veren teröristlere, Irak topraklarında ve ülke içinde güvenlik güçlerimizce ağır zayiat verilmesi Türk milletinin yüreğini ferahlatmıştır.


Bu etkili ve başarılı askeri harekâtlar nedeniyle güvenlik güçlerimizi kalpten kutluyor ve takdir duygularımızı iletiyorum. Türkiye'nin mili ve manevi değerleri etrafında süregelen tartışmaları ibret ve hayretle izlemekteyiz. Türkiye'nin milli kimliğinin yeniden tanımlanmasını isteyen, sorgulayan AB şimdi de AK Parti'nin kapatılmasına müdahale kapsamında Türk milli değerlerini tartışmaya açmıştır. Brüksel elçileri şimdide kapatma davası ile ilgili baskı yapıyor. Bu garabet Venedik kriteri gibi süslü ambalajlarla dayatma çalışılıyor. Adalet mekanizmasına baskı yapan AB, laikliğe de el atmaya başlamıştır. Laikliğin zorla dayatıldığını savunmaya başlanmıştır. AB yetkilileri laiklik konusunda ahkam keserken bugün yaşanan tartışmaların laiklikle alakalı olmadığını anlamaya çalışmayarak afaki bir tartışmaya alet oldular. AB Türkiye'ye at gözlüğü ile bakıyor ve ülkeyi Ak Parti'den ibaret sanıyor. Milli değerlere dil uzatmayı bir hak zanneden Brüksel temsilcileri, Türkiye'yi bir müstemleke olarak görmemeli ve bir hesap hatası yapmamalıdır.Türkiye'nin AB'nin sömürgesi ve uydusu olmadığını asla unutmamalıdır. Yargı reformu hazırlıklarının kamu oyunda tartışmaya açılmadan ve AB'ye bizzat AKP tarafından sunulması Ak Parti'nin tam ve mutlak teslimiyet politikasını resmen göstermiştir. Sayın başbakan ve Ak Parti'nin bu kapatma davasını çıkmadık candan umut kesilmez mantığıyla hırsızlık ve yolsuzlukların üzerini örtecek bir aklama olarak kullanabilirmiyim hesabına girdiği anlaşılmaktadır. Ak Parti sorumluluğu bu davaya yükleyecek ve Ak Parti kaldığı yerden devam edecektir. Bizim ve Allah'ın hesabı da var diyen Sayın Başbakan'ın hesabının ne olduğu bizi ilgilendirmemektedir. Ancak vurgun hesabı bu dünyada görülecektir. Ak Parti, 5 buçuk yılda Türkiye büyük bedeller ödetti. Ülke bir yangın yerine döndü. Büyük bir yıkım yaşanıyor. Dış politikada Türkiye'nin milli çıkarları ateşe atılmıştır. Milli kaynaklar yandaşlarına peşkeş çekilmiştir. Bir gün bunu  hesabı verilecektir. Zamanı ve zemini ne olursa olsun bu hesaplardan kaçılamayacaktır. Sayın Başbakan'ın siyasi oyunları milli hesaplaşmayı erteleyemeyecek ve hesap vermekten kurtaramayacaktır. Kapatılmama gibi karar çıkarsa MHP demokrasinin devamı açısından memnuniyet duyacaktır. Ancak hiç bir parti vazgeçilmez değildir. TBMM görevinin başındadır. Millet bu konuda müsterih olsun. Asıl sorgulanması gereken bu krizin tahribat derecesi ne olacağıdır. Bunun sorumluluğu Sayın Başbakan'ın omuzlarındadır. Sayın Başbakan yargıya saldırmaktan vazgeçmeli ve Türkiye'yi germeyi bırakmalıdır. Demokratik yollarla çözüm aranmalıdır. Ülkemiz 6. yılını yaşayan iktidarının neden olduğu ağır tahribatla yüz yüzedir. Ak Parti'nin temelsiz politikasıyla üretici firmalarımız çaresiz bırakılmış ve tükenme noktasına getirilmiştir. Açlık ve işsizlik artarken varlığı iddia edilen istikrar nerededir? Sözde istikrar bunun neresinde aranmalıdır? Pazar tezgahlarını seyretmekle yetinen vatandaşlarımızın yoğunlaştığı sistemin istikrar neresindedir? Sokaklarda simit su ve limon satarak buralara geldiğini söyleyen başbakan bunları unutmuştur. Herkese iş sağlamak tıpkı askere almak gibi eğitmek gibi devletin temel yükümlülüğüdür. Hükümetin istihdam konusunda bitmeyen başarısız arayışları bu açıdan bakıldığında tam bir acze düşmüş görüntü sergilemektedir. Millet artık gerçekleri çok net görmektedir. Yılların ağır sorunları karşısında yorgun ve yoksul düşen aziz milletimiz artık gerçekleri görmektedir. Dayanılamayacak noktaya gelmiş olan ekonomik faturanın zam ve vergi olarak kendisine kesileceğinin farkındadır. Temennimiz, bir sosyal çalkantıya neden olmadan Türkiye’nin demokrasi içinde bu meselelere bir an önce ve kalıcı olarak çözüm bulmasıdır.”


 




10:17:00
25 Temmuz 2008
Bu haber  48  kere okundu Yazıcıya Yolla
YORUMLAR
Bu Habere Yorumunuzu Ekleyin
İsim
E-posta
Başlık
Yorum
       Tüm alanlari doldurmaniz gerekmektedir
Döviz Kurları
  Alış Satış
$ Dolar 1.1979 1.2037
Euro 1.8772 1.8863
Untitled Document
  Hava Durumu
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
Yazarlarimiz
ENVER ÖZTÜRK
Geleceğin yarınını görememek?
ZEYYAT ŞAHİN
DÜŞ YOLCULUĞU
HAKAN ÇIRAK
BİRAZ BİRAZ…
ALİKEMAL BİRİNCİ
Kalenema Vadisi’nin isyanı
MÜRSEL NAMLI
KENE
EBUBEKİR SAĞLAM
Embesiller sizi!..
ERDOĞAN KIRMIZIOĞLU
TOGAN YAZI- ŞİİR KÖŞESİ
AHMET ARIK
TAKSİM’DE İŞÇİ BAYRAMI!
CİHAT RAMAZAN GÜRBÜZ
BUNLAR MI DARBE YAPACAK?
Iletisim   |   Künye   |   Anasayfam yap   |   Sik Kullanilanlara Ekle
Optimizasyon IE 5+ ve FF1+[ 1024 x 768 ] & Macromedia Flash
Tüm içerikler deneme yayını için eklenmiştir.