banner35
26 Haziran 2017 Pazartesi

Başkan Sungur’dan Birlik ve Beraberlik İftarı

Eski Ramazanları özlüyoruz

Bir zamanlar davul eşliğinde söylenen manilerle sahura kalkan insanlar, eski iftar sofralarını, iftar sonrasında düzenlenen gölge ve orta oyunu ve hatta kalabalık cemaatle kılınan teravih namazlarını bile özleyerek buram buram içine çekiyor. İnsanlarımız üzerinde heyecan ve huzur yaratan Ramazan ayları sihrini kaybetmiş, geçmişini arıyor.

06 Haziran 2017 Salı 22:11
Bu haber 154 kez okundu
Eski Ramazanları özlüyoruz

İftar sofrası aileyi bir araya getirirdi

Bir zamanlar Kırıkkale’de sofralar alçak iskemleler üzerine konmuş sarı veya bakır siniler konulmak suretiyle hazırlanırdı. Etrafına minderler dizilir, ezana birkaç dakika kala sininin çevresine bir halka oluşturarak oturulurdu. Bu dakikadan itibaren sofranın muazzam görüntüsü ve ortaya yayılan nefis yemek kokularıyla ister istemez bir imrenme duygusu yaratır ve o bir iki dakika oldukça sabır isterdi. Top atılmasıyla yemeklere hücum başlardı.
Oruç iftariyeliklerle açılırdı
Damak lezzetine hitap edecek tüm iftariyelikler ayrı ayrı yerlerden alınır çeşit çeşit peynirler, siyah ve yeşil zeytinler farklı kaplarda gelen rengârenk mis kokulu reçeller, pastırma, hurma ve ekmek yerine bir Ramazan klasiği olan pide iftariyeliklerin olmazsa olmazlarındandı.
Çorbasız iftar sofrası olmazdı
Çorba, iftar sofrasının vazgeçilmez bölümüydü. Bir dönemde hindi derisinden yapılan işkembe çorbası meşhurdu. Herkes bu çorbadan sofralarında bulundurmak isterdi. Çorbalar bittikten sonra et, sebze, balık yemekleri sunulurdu. Ramazanın baş tatlısı olan güllaç ve bunun gibi pek çok tatlı ana yemeklerden sonra afiyetle yenirdi. Yemeğin sonunda da elmastıraş kâseler içindeki hoşaflar tepsilere konur, etrafında küçük kâseler dizerek sofraya getirilirdi.
İftardan sonra nargile ve kahve keyfi
Kahveler içildikten sonra sıra teravih namazını beklemeye gelirdi. Fuzuli’den başlayıp, dini konulara kadar uzanan sohbetlerle. Sohbet belki de imsak zamanına dek uzar giderdi eğer iftar sofrasında misafirler varsa. İmsak zamanı yaklaşırken gözler süzülmeye başladıktan sonra uzaktan davulun sesi duyulurdu. İftar sofrasının özelliği buydu. İftar topu ile başlayan ve imsak saatine kadar uzanan süre içinde yaşanan sıcak dostluklar oluşurdu.
Ramazan gecelerinin eğlencesi
Kavuklusuyla, pişekarıyla, davul ve zurnanın coşkulu sessiyle, lavanta kokularıyla orta oyunu, bir başka âlemdi. Eski ramazan davulcuları hem özel, hem de güzeldi. Öyle palavra laflar değil, en güzel maniler okunurdu. Hem davulun, hem de davulcunun sesi kulağa hoş gelirdi. Bunun yanında ramazanda davul çalmak bir sevap ve gönül işiydi. Haber-Foto:Şahin Karakoç

Yenigün Haber Merkezi

    Yorumlar

SON YORUMLAR
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
E-GAZETE
  • www.yenigungazetesi.com.tr - 24 Haziran 2017 Manşeti
  • www.yenigungazetesi.com.tr - 23 Haziran 2017 Manşeti
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV