MEKKE ANLAŞMASI VE ERDOĞAN
Akyön, açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Yüzyılın anlaşması olarak kabul edilen Mekke anlaşması emin adımlarla yoluna devam ediyor. Mekke Anlaşması kapsamında İstanbul’da gerçekleştirilen ilk toplantı sonrasında yayımlanan ortak bildiri, bölgesel dengeler açısından önemli bir dönüm noktasını oluşturuyor. Küresel risklerin ve bölgesel istikrarsızlıkların tırmandığı bir dönemde hayata geçirilen bu ortaklık zemin, ülkemizi barış formüllerinin üretildiği merkezi bir üs konumuna taşımaktadır. Bu proaktif diplomasinin arkasındaki en etkili güç ise kuşkusuz Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın küresel sistemin mevcut durumunu doğru okuyan basiretli liderliğidir.”
DEVLETLERLE, BERABERCE GÜÇLÜ OLMAKTIR
“Türkiye'nin savunma sanayisinde yazdığı yerli ve milli başarı hikayesi, bölgemizde barış odaklı bir ittifak mimarisine katkı sağlarken Sayın Cumhurbaşkanımızın "Daha Adil Bir Dünya Mümkün" vizyonu doğrultusunda, bölgemizdeki savaş ve çatışma yanlısı politikalara karşı kalıcı barışın ve istikrarın inşası öne çıkmaktadır. Türkiye, yalnızca kendisini değil, bölge ve dünya barışını da düşünen bir ülke olduğunu daha önce de defalarca olduğu gibi göstermiş, bu haliyle, zalime endişe, mazluma ise umut olmaya devam etmiştir. Gelecekte de öyle olacaktır. Türkiye’nin yaklaşımı, kaba güçle bölge ülkelerini rahatsız etmek ya da farklı niyetlerle, gizli ajandalarla hareket etmek değil, binlerce yıllık kültür ve inanç birliği olan devletlerle, beraberce güçlü olmaktır.”
KARDEŞ ÜLKELER BİLİNCİYLE ORTAK HAREKET
“Çünkü daha önceki tecrübeler gösterdi ki bir bölgeye huzur ve barış dışarıdan gelemez. Kıtalar ötesinden getirilemez. Herkesin kendi göbeğini kendi kesmek durumunda olduğu bir dönemde, coğrafyamızda tüm dost ve kardeş ülkeler de bunun bilinciyle hareket etmek zorundadır. Bölge konusunda kararları bölge ülkeleri verir, barışı da bunun altyapısını sağlayarak bölge ülkeleri hayata geçirir. Türkiye’nin bu tavrı konusunda özellikle iki ülkenin de yaklaşımının benzer olması dikkat çekicidir. Müslüman dünyanın ve Batı Asya’nın parlayan yıldızı konumundaki Suudi Arabistan, son yıllarda özellikle Veliahd Prens Muhammed Bin Selman ile önemli atılımlar sağladı.”
HER ÜLKE İÇİN FAYDALI OLMAYA DEVAM EDECEK
“Sosyal hayattan ekonomiye kadar önemli bir dönüşüm geçiren ülke, Orta Doğu’da bir yıldız gibi parlamaya devam ediyor. Zenginliği halkın refahı ve güveni için tabana yayma politikaları yanında, bölgesel ve küresel konularda söz sahibi bir ülke olma adına da önemli adımlar atıldı. Muhammed Bin Selman’ın yaptığı açılımlar, Suudi Arabistan’ın köklü geleneksel yapısından ayrılmadan, yeni dünyanın önemli aktörlerinden biri olacağını gösteriyor."
"Bu anlamda Türkiye ile geliştirilen olumlu ilişkiler de her ülke için faydalı olmaya devam edecektir. Bölgedeki bir diğer önemli aktör olan Pakistan da önemli bir güçtür. Savunma sanayiindeki gelişimi, nükleer kapasitesi yanında büyük ve enerjik nüfusu yanında İslam ve Asya ülkeleri arasında jeopolitik konumu açısından çok önemlidir. Bölgesel dengeler açısından çok önemli olan Pakistan, Türkiye ile tarihi kardeşlik bağlarına sahip, köklü dostluğu bulunan bir ülkedir. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın imzaladığı Mekke Anlaşması, bütün bu veriler ışığında Batı Asya’da barışın, huzurun, güvenliğin garantisi olacaktır” dedi.