TÜRK SAVAŞ KÜLTÜRÜNÜN İZLERİNİ TAŞIYAN ESERLERİ ZİYARETÇİLERİYLE BULUŞTURUYOR
Türk okçuluğunu yeniden canlandırma fikriyle yola çıkan bir grup arkadaşın girişimiyle kurulan "Türkpusat Geleneksel Savaş Pusatları Müzesi', bugün Türk savaş kültürünün izlerini taşıyan eserleri ziyaretçileriyle buluşturuyor.
Ankara Kalesi'nin tarihi atmosferiyle harmanlanarak bir grup arkadaşın girişimiyle kurulan "Türkpusat Geleneksel Savaş Pusatları Müzesi', ziyaretçilerine tarihi bir deneyim sunuyor. Türklerin tarih boyunca kullandığı çeşitli pusatların ve savaş araçlarının sergilendiği müze, Ankara'nın tarihi dokusuyla ahenk oluşturarak ziyaretçilerine farklı bir kültürel deneyim sunuyor.
Pusatların Türk kültüründeki yeri gözler önüne seriliyor
'Türkpusat Geleneksel Savaş Pusatları Müzesi'; Türklerin savaş geleneğini, silah yapımındaki ustalığını ve pusatların kültürel anlamını gözler önüne seriyor. Ok, yay, kılıç ve farklı dönemlere ait savaş araçlarının yer aldığı müze, tarihe ilgi duyanların yanı sıra Ankara'yı ziyaret edenlerin de uğrak noktaları arasında yer alıyor. Anadolu'nun farklı dönemlerine ait Türk savaş kültürünün izleri ziyaretçilere aktarılıyor.
Müzeye gelen ziyaretçilere rehberlik ettiğini ifade eden Sosyolog Yusuf Yiğit, kendisinin de içinde bulunduğu okçulukla uğraşan arkadaş grubunun fikri sonucu müzenin kurulduğunu dile getirdi.
"İlk Türk okçuluğunu nasıl yaparız diye başladık"
Geleneksel okçuluğa ilk başladıklarında çeşitli malzemelere ulaşmanın zorluğundan bahseden Yiğit, şu ifadelere yer verdi:
"Türkiye'de o dönemler geleneksel okçuluk yapılmıyordu. Arkadaşlarla beraber bu malzemeleri nasıl üretebiliriz, nasıl yapabiliriz, bu okçuluğu nasıl devam ettirebiliriz diye bu konu üzerinde çalışmalara başladık. İlk fikir böyle başladı. Sonrasında ise müze kurmaya kadar geldik. Toplamda 15-16 arkadaşımız var diyebiliriz. Bir kısmı tarih araştırmalarını yaptı, bir kısmı bu malzemelerin üretimiyle alakadar oldu, bir kısmı ise malzemeleri bulmamızda yardımcı oldu. Önce Türk okçuluğunu yeniden canlandırmak için Osmanlı'da nasıl yapılmış onların örneklerini araştırdık. Onun üzerinden okçuluk yapmaya başladık. Arkasından da malzemelerini üretmeye başladık. Türkpusat ekibi olarak Türk okçuluğunu yeniden canlandırmak için gayret göstermeye çalışıyoruz."
Ziyaretçiler seçili eserleri inceleyebiliyor
Koleksiyon içerisinde 400'ün üzerinde temren harici tarihi örneklerine uygun olarak yapılmış kalkanlar, zırhlar, baltalar ve kılıçların da olduğunu dile getiren Yiğit, "Müzemizi diğer müzelerden ayıran en önemli özellik, gelen ziyaretçilerimizin eserlerin bazılarına dokunabiliyor olması. O tarih akışı içerisinde kullanılan malzemelere dokunulması ayrı bir heyecan uyandırıyor. Bundan dolayı da ziyaretçilerimiz çok daha mutlu oluyor" diye konuştu.
Türk okçuluğu ilgi odağı oldu
İHA muhabirinin yönelttiği "Müzeye gelen ziyaretçi profili nasıl?" sorusunu yanıtlayan Yiğit, çoğunlukla üniversitelerin tarih, sanat tarihi bölümleri ve halk bilimciler olmak üzere bu alanda öğrenim gören ziyaretçilerin geldiğini ifade etti.
"Bilgi edinmek isteyen herkes bize müracaat edebilir"
Son zamanlarda Türk okçuluğunun yaygınlaşmasıyla ortaokul, lise düzeyinde de ziyaretçilerin gelmeye başladığını paylaşan Yiğit, ziyaretçilere şöyle seslenerek, "Geleneksel okçuluk üzerine merak edilen ne varsa her konuda bizi ziyaret edebilirler. Bu konularda hem akademik olarak hem de bunların üretimiyle alakalı konularda bilgi edinmek isteyen herkes bize müracaat edebilir" şeklinde konuştu.