Hareketsiz yaşam ve obezite diyabeti tetikliyor

Türkiye'de diyabetli yetişkin sayısının 9,6 milyona ulaşmasında hareketsiz yaşam ve artan obezite oranlarının önemli rol oynadığını belirten Medicana Sağlık Grubu İç Hastalıkları Uzmanı Uzm.

DİYABETİN YARATTIĞI YIKIMA VURGU YAPILDI

Türkiye'de diyabetli yetişkin sayısının 9,6 milyona ulaşmasında hareketsiz yaşam ve artan obezite oranlarının önemli rol oynadığını belirten Medicana Sağlık Grubu İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Sonay Güven Karataş, "Diyabetle mücadelede en önemli adımlardan biri, fazla kilo ve hareketsiz yaşamın önüne geçmek" dedi.

Türkiye'de diyabetin görülme sıklığı giderek artarken, Uluslararası Diyabet Federasyonu'nun (IDF) 2025 verileri dikkat çekici tabloyu ortaya koyuyor. Buna göre Türkiye'de 20-79 yaş grubunda yaklaşık 9,6 milyon yetişkin diyabetle yaşıyor. Türkiye, Avrupa Bölgesi'nde diyabetli yetişkin sayısı ve diyabet prevalansı en yüksek ülke konumunda bulunuyor. Medicana International Ankara Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Sonay Güven Karataş, diyabetin yalnızca kan şekeri yüksekliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, "Diyabet, zaman içerisinde kalp-damar hastalıklarından böbrek hasarına, göz ve sinir sistemi sorunlarından yaşam kalitesinde belirgin düşüşe kadar pek çok sağlık sorununa zemin hazırlayabilen kronik bir hastalıktır. Bu nedenle erken tanı ve düzenli takip, hastalığın yönetiminde kritik önem taşıyor" dedi.

DİYABETİN YÜKÜ HER GEÇEN YIL ARTIYOR

Türkiye'de diyabetli yetişkin sayısının 2000 yılında yaklaşık 1,8 milyon, 2011 yılında ise 3,5 milyon olduğu tahmin edilirken, bu sayı 2024'te 9,6 milyona ulaştı. Uzm. Dr. Sonay Güven Karataş, diyabetin artışında fazla kilo, abdominal obezite, hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarının önemli rol oynadığını belirterek, "Özellikle tip 2 diyabet açısından risk faktörlerinin erken dönemde fark edilmesi ve yaşam tarzı değişikliklerinin gecikmeden hayata geçirilmesi, hastalığın ortaya çıkmasını önlemede veya geciktirmede önemli bir fırsat sunuyor" dedi.

PREDİYABET DÖNEMİ İHMAL EDİLMEMELİ

Diyabet gelişmeden önceki dönemin de büyük önem taşıdığını ifade eden Uzm. Dr. Sonay Güven Karataş, "Prediyabet, kişinin ilerleyen dönemde tip 2 diyabet geliştirme riskinin arttığını gösteren önemli bir uyarıdır. Bu dönemde kilo kontrolünün sağlanması, fiziksel aktivitenin artırılması ve beslenme düzeninin gözden geçirilmesiyle diyabet gelişme riski azaltılabilir. Bu nedenle özellikle ailesinde diyabet öyküsü bulunan, fazla kilosu veya bel çevresinde yağlanması olan kişilerin kan şekeri kontrollerini ihmal etmemesi gerekir" diye konuştu.

DİYABET SADECE KAN ŞEKERİNDEN İBARET DEĞİL

Diyabetin uzun vadede farklı organ ve sistemleri etkileyebildiğini vurgulayan Uzm. Dr. Karataş, "Diyabet tanısı alan bireylerde hedef yalnızca kan şekerini belirli bir aralıkta tutmak olmamalıdır. Kan şekeri kontrolünün yanı sıra tansiyon, kolesterol, böbrek fonksiyonları, göz sağlığı ve kardiyovasküler risklerin de düzenli olarak değerlendirilmesi gerekir. Kişinin yaşı, eşlik eden hastalıkları ve genel sağlık durumuna göre oluşturulan bütüncül bir takip planı, diyabetin komplikasyonlarını önleme açısından büyük önem taşır" dedi.

2050'DE 14 MİLYONU AŞMASI BEKLENİYOR

Diyabetin gelecekteki yüküne ilişkin tahminlerin de dikkat çekici olduğunu belirten Uzm. Dr. Sonay Güven Karataş, "Mevcut eğilimler, diyabetin yalnızca bireysel değil, toplum sağlığı açısından da giderek büyüyen bir sorun olduğunu gösteriyor. IDF verilerine göre Türkiye'de 20-79 yaş grubundaki diyabetli yetişkin sayısının 2050 yılında 14,1 milyona ulaşması bekleniyor. Bu tablo, diyabet ortaya çıktıktan sonra tedavi etmek kadar, riskli bireyleri erken dönemde belirlemenin ve koruyucu sağlık yaklaşımlarını güçlendirmenin de ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı.

ERKEN TANI, DİYABETLE MÜCADELENİN EN ÖNEMLİ ADIMLARINDAN BİRİ

Diyabet açısından risk taşıyan kişilerin herhangi bir belirti ortaya çıkmasını beklememesi gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Sonay Güven Karataş, sözlerini şöyle tamamladı:

"Diyabet uzun süre belirti vermeden ilerleyebilir. Bu nedenle özellikle aile öyküsü bulunan, fazla kilolu veya obez bireylerin, hareketsiz yaşam sürenlerin, hipertansiyon ya da kolesterol yüksekliği bulunanların düzenli sağlık kontrollerini yaptırması önemlidir. Erken dönemde fark edilen kan şekeri yüksekliği, doğru yaşam tarzı değişiklikleri ve gerektiğinde tıbbi tedaviyle kontrol altına alınarak ileride oluşabilecek komplikasyonların önüne geçilmesine katkı sağlayabilir."

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Sağlık Haberleri