Altın 6,450.54
%1.07
BIST 11,165.44
%0
Dolar 49.84
%0.04
Euro 55.78
%0.34
Kırıkkale
18°

Bahattin Akyön’den Erbakan Hoca’ya vefa yazısı

Bahattin Akyön’den Erbakan Hoca’ya vefa yazısı
 Muhabir
Türkiye’nin 54. Hükûmeti’nin Başbakanı ve Millî Görüş’ün kurucusu Prof. Dr. Necmettin Erbakan, 100. doğum yılında anılıyor. Erbakan’ın siyasi mücadelesi, fikirleri ve bıraktığı miras, Bahattin Akyön’ün kaleme aldığı özel yazıyla yeniden gündemde.

BAHATTİN AKYÖN’DEN ERBAKAN HOCA’YA VEFA YAZISI

Türk siyasi tarihinin önemli isimlerinden Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın doğumunun üzerinden 100 yıl geçti. 29 Ekim 1926’da Sinop’ta dünyaya gelen Erbakan, akademisyenlikten siyasete uzanan yaşamı boyunca Türkiye’nin sanayileşmesi, ekonomik bağımsızlığı ve Millî Görüş düşüncesi üzerine çalışmalarıyla tanındı.

Erbakan’ın 100. doğum yıl dönümü dolayısıyla bir yazı kaleme alan Bahattin Akyön, eski Başbakan’ı kişisel hatıraları, fikirleri ve siyasi mücadelesi üzerinden anlattı.

BİR ÖMRE SIĞAN BÜYÜK MÜCADELE

29 Ekim 1926’da Sinop’ta dünyaya gelen Necmettin Erbakan, mühendislikten akademiye, sanayiden siyasete uzanan hayatında Türkiye’nin kendi imkânlarıyla üretmesi, kalkınması ve güçlü bir sanayi ülkesi olması gerektiğini savundu.Onun dünyasında kalkınma, yalnızca ekonomik büyümeden ibaret değildi. Ona göre bir milletin gerçek gücü; inancında, ahlakında, ilminde, üretim kabiliyetinde ve kendi geleceğini tayin etme iradesinde saklıydı.Bu nedenle yerli sanayiye, ağır sanayi hamlesine, teknik eğitime ve ekonomik bağımsızlığa özel önem verdi. Türkiye’nin başkalarının ürettiğini tüketen değil, kendi teknolojisini geliştiren, kendi fabrikalarını kuran ve kendi geleceğini inşa eden bir ülke olması gerektiğini dile getirdi.Erbakan Hocamın yıllar boyunca savunduğu bu düşünceler, bugün de üretim, teknoloji ve millî kalkınma tartışmalarında yeniden değerlendirilmesi gereken bir mirastır. O ömrünü ümmete adadı. Gençliğe adadı. Davasına adadı.

MİLLÎ GÖRÜŞ: BİR FİKİRDEN ÖTE, BİR DÜNYA TASAVVURU OLARAK CİHANDA KABUL GÖRDÜ

Necmettin Erbakan denildiğinde akla gelen kavramlardan biri Millî Görüş’tür. Bu anlayış; maneviyatı, ahlakı, ekonomik bağımsızlığı ve İslam dünyasıyla dayanışmayı aynı çerçevede ele alan bir siyasi düşünce hareketi olarak şekillendi.Erbakan Hocam. siyaseti yalnızca seçimlerden, makam ve mevkilerden ibaret görmeyen bir yaklaşımı savundu. Gençlere, teşkilatlara ve kendisini takip eden nesillere sürekli çalışmayı, üretmeyi, inandığı değerlerden vazgeçmemeyi ve uzun vadeli hedefler belirlemeyi öğütledi. Sabr onun sığınağı azim ile hayatının bir parçasıydı.Onun siyasi hayatı kolay geçmedi. Kurduğu siyasi partiler kapatıldı, siyasi yasaklarla karşılaştı ve çeşitli dönemlerde ağır siyasi mücadeleler verdi. Ancak siyasete dönüşü ve mücadelesini sürdürmesi, Türk siyasi tarihinin dikkat çeken sayfaları arasında yer aldı. 1996-1997 yıllarında Türkiye Cumhuriyeti’nin 54. Hükûmeti’nin başbakanı olarak görev yaptı. O dönemi yakinen bilen biri olarak denecek tek bir cümle vardı “ yedi düvelle mücadele etti” zordu ama o zorluk bugün bize başarıyı onun temelleri ile verdi. Elbette her siyasi lider gibi Erbakan Hocamında politikaları, kararları ve siyasi mirası farklı değerlendirmelere konu oldu. Ancak bugün onu anlamayanlar dahi hakkını teslim ederek hocamı ve fikirlerini arıyor. Onun Türkiye’nin sanayileşmesi, ekonomik bağımsızlığı ve İslam ülkeleri arasındaki iş birliği üzerine yürüttüğü tartışmalar, siyasi tarihimizin önemli başlıkları arasında bulunuyor. Bugün gelinen Mekke anlaşması bile onun hedeflerindendir.

GENÇLİĞE BIRAKTIĞI MİRAS

Erbakan Hocamın hayatından çıkarılacak en önemli derslerden biri, büyük hedeflerin sabır, azim. emek ve kararlılık gerektirmesidir.Bir mühendisin üretim tecrübesini siyasete taşıması, akademik birikimini ülkenin kalkınması için değerlendirmeye çalışması ve düşüncelerini uzun yıllar boyunca kamuoyunda savunması, onun hayat hikâyesinin temel unsurlarıdır.Bugünün gençleri, geçmişin liderlerini yalnızca sloganlarla değil; fikirleriyle, eserleriyle, başarılarıyla ve tartışmalı yönleriyle birlikte tanımalıdır. Çünkü bir ülkenin geleceği, geçmişini doğru anlaması ve tecrübelerinden ders çıkarmasıyla şekillenir. İşte Prof. Dr. Necmettin Erbakan bugün bilinmesi gereken en önemli isimdir.Erbakan Hocamın genç kuşaklara bıraktığı en önemli sorulardan biri şudur: Türkiye, bilimde, teknolojide, sanayide ve eğitimde kendi potansiyelini ne ölçüde hayata geçirebilir?Bu sorunun cevabı, yalnızca bir siyasi hareketin değil, bütün ülkenin geleceği açısından önemlidir. İşte oda maneviyatı güçlü gençlik milli gençlik ruhu ile olur.

100. YAŞINDA ERBAKAN HOCAMI ANLAMAK

Bugün 100. doğum yıl dönümünde Necmettin Erbakan Hocamı anarken, onu yalnızca geçmişin bir siyasi lideri olarak değerlendirmek yeterli değildir. Onun fikirlerini, Türkiye’nin yakın tarihindeki yerini ve ortaya koyduğu hedefleri anlamak; aynı zamanda bu hedeflerin hangilerinin hayata geçirildiğini, hangilerinin ise tartışılmaya devam ettiğini değerlendirmeyi gerektirir.Bir ömrün ardından geriye kalan, yalnızca makamlar ve unvanlar değildir. Fikirler, yetişen insanlar, toplumsal hafıza ve gelecek kuşaklara aktarılan tecrübeler de bir mirasın parçalarıdır.Necmettin Erbakan Hocam, Türk siyasetinde kendine özgü bir çizgi oluşturmuş, Millî Görüş hareketinin şekillenmesinde belirleyici rol oynamış ve Türkiye’nin siyasi tarihinde kalıcı izler bırakmıştır.29 Ekim 1926’da başlayan ömrü, 27 Şubat 2011’de sona erdi; ancak onun adı ve fikirleri, Türkiye’nin siyasi ve düşünsel gündeminde yaşamaya devam ediyor.Bugün kendisini rahmetle anıyor; ilme, üretime, ahlaka, bağımsızlığa ve insanlığa hizmet idealine, milli ve manevi değerlere yaptığı vurguları yeniden hatırlıyoruz.

Bahattin Akyön, anma yazısının sonunda Erbakan’ın fikirlerinin, yetiştirdiği insanların ve ortaya koyduğu hedeflerin gelecek kuşaklar açısından önem taşıdığını ifade etti.

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.