Altın 6,224.72
%0
BIST 14,321.19
%0
Dolar 46.94
%0
Euro 53.62
%0
Kırıkkale
31°

Resim tutkusu engel tanımadı

Resim tutkusu engel tanımadı
Ankara'da yaşayan Ayfer Bozkurt, çocukluğunda başlayan resim aşkına tutunarak saçından fırça, kömürden ise boya yaptı.

KÖMÜRDEN BOYA YAPTI

Ankara'da yaşayan Ayfer Bozkurt, çocukluğunda başlayan resim aşkına tutunarak saçından fırça, kömürden ise boya yaptı. "Şalvarlı Picasso" olarak tanınan Bozkurt, bugün eserleriyle sanatseverlerin karşısına çıkıyor.

Ankara'nın Kazan ilçesine bağlı Tekke köyünde yaşayan Ayfer Bozkurt, resim yapma tutkusunu çocukluğundan beri devam ettiriyor. İlk sergisinde yaptığı resimlerle ve yöresel kıyafetleriyle gazeteciler tarafından "Şalvarlı Picasso" lakabını alan Bozkurt, çocukluk yıllarında fırçası bittiğinde saçını keserek fırça oluşturduğunu, kömürlerden ise boya yaparak resim yapmaya devam ettiğini anlattı.

Çocukluğundan beri resim aşkı olduğunu anlatan Bozkurt, "İlkokuldan çıktıktan sonra okula devam edemediğimiz için resim eğitimi falan da alamadım. Ama resimden vazgeçmedim yani bulduğum her malzemeyle resim yaptım. Okuldan çıktıktan sonra bütün kızlar zaten bir köy işlerine atılırlar, annelerine yardım ederler, babalarına, tarlada, tapanda yardım ederler. Ama ben bunun haricinde resim yapmaktan, resim aşkından hiç vazgeçmedim. Yani bulduğum malzemelerle, en küçük bir şeyle bile hep resim yaptım. Hep yerlere sakladım, istifledim. Hiç kimse görmese bile benim resmimin varlığı bana yetiyordu" şeklinde konuştu.

FIRÇAM TÜKENDİĞİNDE İSE SAÇLARIMDAN KESEREK, UCUNA EKLEYEREK DEVAM EDİYORDUM

Çocukken boya ve fırça bulmanın zor olduğunu dile getiren Bozkurt, "Kömürlerle, ocakta yaktığımız odunların kömürlerini siyah beyaz olarak kullanıyordum. Elimde olan malzeme oydu. Sonra da matbaa mürekkebinin atık, soba tutuşturmak için atıkları elde ettim. Onlarla çizmeye başladım. Fırçam tükendiğinde ise saçlarımdan keserek, ucuna ekleyerek devam ediyordum" diye konuştu.

HAYATIMDA GÖRDÜĞÜM İLK SERGİ BENİM KENDİ SERGİMDİ

İlk sergisini 20 yıl önce açtığını belirten Bozkurt, "İlk sergim 2006 yılında oldu. "Haydi Kızlar Okula" kampanyası için bir okul müdürümüz, kız öğrenciler arıyormuş. Bütün köylere dolanmış, muhtar bulamamış. Sadece bizim köyde. Cuma saatinde, cuma kılmak için geliyor. Orada babamla karşılaşıyor. Babam o zaman muhtardı. Sonra bize yemek yemeye geliyor. Benim de duvarda yapmış olduğum resimlerim vardı. "Bunu nereden aldınız" diye soruyor hocamız. O da "kızım yaptı" deyince oradan tanışıldı. Kazanda çok güzel bir sergi hazırladılar. Bütün kazanın ileri gelenleri, bütün köylülerimiz hep oradaydı. Hayatımda ilk defa bir sergiye gittim ben. Hayatımda gördüğüm ilk sergi benim kendi sergimdi" ifadelerini kullandı.

Bozkurt, şu ana kadar 11 sergisi olduğunu aktararak yeni sergiler de açacağını ifade etti. Bozkurt, "Benim bir hayatımın bir gayesi, bir amacı haline geldi. Benim amacım oydu. O hikayeyi oraya anlatabilmekti. Ama hangi malzeme kullandığımın, ne kullandığımın benim için hiçbir önemi yok. Anlık bir duygu gelip gidiyor ve gözümde bir görsel canlanıyor o an. O hikaye sadece bir tabloda varmış gibi, onu görmüşüm gibi oluyorum. Sonra başlıyorum onun eskizini yapmaya" dedi.

GAZETECİLERİN TAKTIĞI LAKAP; ŞALVARLI PİCASSO

Şalvarlı Picasso lakabının nereden geldiğini anlatan Bozkurt, "Benim ilk sergim açıldığında 2006'da. Okul müdürlerimiz "siz kendi kıyafetlerinizle olduğunuz gibi gelin kızım" diye beni çağırdılar. Sonra oraya gittiğimde ben yine şalvarla, yöresel kıyafetlerimle gittim. Sergi açıldığında gazeteci abiler benim yaptığım çalışmaları görünce "Bunlar kübik çalışmalara benziyor Picasso'nun kübik tarzına. Sana biz Şalvarlı Picasso diyelim" diye. O zaman benim lakabımı öyle taktılar ve öyle kaldı" ifadelerine yer verdi.

Resim yapma tutkusunu öğretmenlik yaparak öğrencilerine de aşıladığını söyleyen Bozkurt, çalışmalarına devam edeceğini ve ne olursa olsun vazgeçmeyeceğini anlattı.

YILMADAN, YORULMADAN YOLCULUĞUMA DEVAM ETTİM

Bozkurt, sözlerine şöyle devam etti:

"Serüvenimi çok seviyorum Buralara gelebilmek, bu imkana ulaşabilmek bence bir nasip meselesiydi. Çünkü Allah o insanları, okul müdürlerini, hayatıma giren bütün insanları, zorlukları, belki de bile bile benim hayatıma koydu diye düşünüyorum. Hayatıma giren her insana, yaşadığım her olaya, bana yaşattıkları duygulara, olumlu veya olumsuz her şeye gerçekten şükranlarımı sunuyorum. Çünkü beni ben yapan yapı taşlarını oluşturmuş. Bugünkü Ayfer'i, bugünkü Picasso'yu oluşturmuş. Ben de yılmadan, yorulmadan yolculuğuma devam ettim. Olduğu yerde kalmaktan ziyade onu deneyimlemek istiyorsak eğer, eğer güzel bir şeyler hissediyorsak onun peşinden yolculuğa devam etmek lazım."

Kaynak:İhlas Haber Ajansı

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.