Altın 6,617.27
%0.23
BIST 11,577.82
%1.23
Dolar 49.55
%0
Euro 55.65
%0.2
Kırıkkale
17°

Halil Öztürk’ten dikkat çeken çağrı: Polislerin hukuki güvencesi güçlendirilsin

Halil Öztürk’ten dikkat çeken çağrı: Polislerin hukuki güvencesi güçlendirilsin
 Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Milliyetçi Hareket Partisi Kırıkkale Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Av. Halil Öztürk, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nda değişiklik yapılmasını öngören kanun teklifine ilişkin açıklamalarda bulundu.

POLİSİMİZİN HAYATI SANİYELER İÇERİSİNDE TEHLİKEYE GİREBİLİYOR

Son dönemde görevleri başında uğradıkları saldırılarda şehit olan polisleri hatırlatan Öztürk, teklifin amacının polisin hayati tehlike karşısında gerekli müdahaleyi hukuki tereddüt yaşamadan gerçekleştirebilmesini sağlamak, zor ve silah kullanma yetkisinin sınırlarını açıklığa kavuşturmak ve görev sırasında hukuki güvenceyi güçlendirmek olduğunu belirtti. Son dönemde yaşanan polis şehadetlerine dikkat çeken Öztürk, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “7 Ekim'de Ankara'da kimlik kontrolü sırasında silahlı saldırıya uğrayan Polis Memurumuz Ahmet Türkoğlu'nu, Eylül ayında İstanbul Esenyurt'ta trafik denetimi esnasında saldırıya uğrayan Polis Memurumuz Mehmet Ali Topatan'ı şehit verdik.”

halil-ozturkten-dikkat-ceken-cagri-2

ÖLÜMCÜL SALDIRIYLA KARŞI KARŞIYA KALABİLİYOR

“Mayıs ayında Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde silahlı kavga ihbarına müdahale eden polis memurlarımız Erkan Tütüncüler ve Emrah Koç da görevleri başında şehit oldular. Bu acı hadiseler, polisimizin kimi zaman birkaç saniye içerisinde ölümcül bir saldırıyla karşı karşıya kalabildiğini göstermektedir. Bir polis memurumuz, kendisine veya vatandaşımıza yönelen ölümcül tehlike karşısında kanunun verdiği yetkiyi kullanmaktan hukuki belirsizlik nedeniyle çekinmemelidir. Devletimiz, polisimize gerekli yetkiyi verdiği kadar, bu yetkinin hangi şartlarda kullanılacağını da açıkça belirlemelidir. Hazırladığımız kanun teklifiyle yapmak istediğimiz tam olarak budur”

halil-ozturkten-dikkat-ceken-cagri-3

ÖRNEK UYGULAMALAR VAR

ABD'deki hukuki uygulamalara değinen Öztürk, polislerin güç kullanma yetkisinin değerlendirilmesinde olay anındaki koşulların esas alınmasının önemini vurguladı:

“Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesi, polisin güç kullanmasının hukuka uygunluğu değerlendirilirken olay yerindeki makul bir polis memurunun karşı karşıya bulunduğu şartların dikkate alınması gerektiğini kabul etmektedir. ABD Adalet Bakanlığının federal kolluk personeline ilişkin politikasında da ölüm veya ağır yaralanmaya yönelik yakın bir tehlike karşısında, gerekli şartların bulunması hâlinde ölümcül güç kullanılabilmektedir. Bununla birlikte yalnızca kaçıyor olması, ciddi tehlike oluşturmayan bir kişiye karşı ölümcül güç kullanılmasını haklı kılmamaktadır. Bizim teklifimizde de benzer bir hukuki değerlendirme anlayışı bulunmaktadır. Polisimizin müdahale kararı, olaydan sonra ortaya çıkan ve karar anında bilinmesi makul olarak mümkün olmayan bilgiler esas alınarak değerlendirilmemelidir.

halil-ozturkten-dikkat-ceken-cagri-4

Silah kullanma şartlarının değerlendirilmesinde, polisin karar verdiği anda bildiği veya somut koşullara göre makul olarak bilebileceği olgular esas alınacaktır. Böylece olayın sıcaklığı içerisinde verilen kararların hukuki incelemesinde daha açık ve öngörülebilir bir ölçüt oluşturulacaktır.”

“MEVCUT KANUNDAKİ BELİRSİZLİKLERİ GİDERİYORUZ”

Mevcut Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun 16'ncı maddesinin polise hâlihazırda zor ve silah kullanma yetkisi tanıdığını hatırlatan Öztürk, teklifin getirdiği değişiklikleri şöyle açıkladı:

“Mevcut kanunumuzda polisimizin meşru savunma, direnişin kırılması ve şüphelilerin yakalanması gibi hâllerde silah kullanma yetkisi bulunmaktadır. Ancak kişiye doğru ateş edilmesiyle ölüm sonucunu doğurması kuvvetle muhtemel silah kullanımı arasında yeterince açık bir hukuki ayrım yapılmamıştır. Teklifimizle kişiye doğru ateş edilmesini, ölüm veya ağır yaralanma doğurabilecek ağır ve yakın bir tehlikenin bulunması ve bu tehlikenin daha hafif, etkili bir müdahale aracıyla bertaraf edilememesi şartına bağlıyoruz. Ölüm sonucunu doğurması kuvvetle muhtemel silah kullanımında ise bir kişinin hayatına yönelik mevcut ve yakın tehlikeyi ortadan kaldırmak için mutlak zorunluluk arıyoruz. Bir diğer önemli değişikliğimiz, kesici, delici ve ezici aletlerle gerçekleştirilen saldırılara ilişkindir. Mevcut kanunda ateşli silahla saldırıya teşebbüs hâlinde duraksamadan ateş edilebilmesine ilişkin hüküm bulunmaktadır. Biz, bıçak, balta ve benzeri aletlerle gerçekleştirilen veya gerçekleştirilmesi muhakkak ve yakın olan ağır saldırıları da açıkça düzenliyoruz.”

“Burada belirleyici olan saldırganın elindeki aracın türü değil; saldırının ağırlığı, tehlikenin yakınlığı ve müdahalenin zorunluluğudur. Bıçakla gerçekleştirilen yakın mesafeli bir saldırı da ölümcül sonuçlar doğurabilir. Polisimizin böyle bir tehlike karşısında kendisinin veya vatandaşımızın hayatını korumak için gerekli şartlar oluştuğunda duraksamadan müdahale edebilmesi sağlanmaktadır. Ayrıca kaçan şüpheliye karşı silah kullanılmasına ilişkin hükümleri de açıklığa kavuşturuyoruz. Yalnızca kaçıyor olmak, bir kişiye doğru ateş edilmesi için yeterli olmayacak; ağır ve yakın tehlikenin somut olgularla ortaya konulması ve kişinin başka şekilde yakalanmasının mümkün olmaması aranacaktır.

“POLİSİMİZE SORUŞTURMANIN İLK ANINDAN İTİBAREN HUKUKİ YARDIM SAĞLANACAK”

“Böylece hem polisimizin müdahale yetkisini hukuken belirginleştiriyor hem de vatandaşlarımızın yaşam hakkını güvence altına alıyoruz.” Kanun teklifinin polislerin hukuki güvencelerini güçlendiren hükümlerine de değinen Öztürk, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Mevcut düzenlemede, polisimizin avukatlık ücretinin devlet tarafından karşılanması, hakkında dava açılması ve İçişleri Bakanlığının uygunluk değerlendirmesi gibi şartlara bağlıdır.

Biz bu sistemi değiştirerek, görevi nedeniyle zor veya silah kullanan polisimiz hakkında adli ya da disiplin soruşturması başlatıldığında, herhangi bir talep aranmaksızın hukuki yardım sağlanmasını öngörüyoruz.”

KURUMSAL YÜKÜMLÜLÜK HÂLİNE GETİRİYORUZ

Soruşturmanın öğrenildiği andan itibaren müdafi veya vekil görevlendirilmesine ya da avukatlık ücretinin karşılanmasına ilişkin işlemler gecikmeksizin, en geç 24 saat içerisinde başlatılacaktır. Teklifimizde ayrıca elektrik akımıyla geçici etkisizleştirme sağlayan cihazlar gibi müdahale araçlarını maddi güç kapsamına açıkça alıyoruz. Bu araçların eğitimli personel tarafından, belirlenen güvenlik ve sağlık şartlarına uygun şekilde kullanılmasını düzenliyoruz.

Yerleşim yerlerinde, kapalı alanlarda, kalabalık ortamlarda ve merminin güvenli şekilde düşeceği veya sekebileceği alanın belirlenemediği durumlarda uyarı atışını yasaklıyoruz.

Kanuna eklemeyi teklif ettiğimiz maddeyle de polisimize koruyucu ekipman ve uygun olay kayıt sistemleri temin edilmesini, yılda en az bir kez senaryo temelli uygulamalı yenileme eğitimi verilmesini kurumsal yükümlülük hâline getiriyoruz.”

“ŞEHİTLERİMİZE VEFA, GÖREV BAŞINDAKİ POLİSİMİZİ KORUMAKTAN GEÇER”

Kanun teklifinin amacının silah kullanımını artırmak değil, gerekli müdahalenin hukuki şartlarını belirginleştirmek olduğunu vurgulayan Öztürk, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Biz, polisimizin şehadet haberlerini alıp aynı acıları yeniden yaşamak istemiyoruz. Bu düzenlemeyle polisimize sınırsız bir yetki tanımıyoruz. Hukuka uygun müdahalenin şartlarını açıklığa kavuştururken keyfî ve ölçüsüz güç kullanımının önüne geçecek sınırları da belirliyoruz. Türk polisi, kanunun kendisine tanıdığı yetkiyi kullanırken ne keyfî davranmalı ne de ölümcül tehlike karşısında hukuki tereddüt nedeniyle müdahaleden kaçınmak zorunda kalmalıdır.

Devletimizin huzuru, milletimizin can ve mal güvenliği için fedakârca görev yapan polislerimizin her şartta yanında olmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve dualarla anıyor; kahraman Türk Polis Teşkilatımızın bütün mensuplarına görevlerinde kolaylıklar diliyorum. Cenab-ı Allah, polislerimizi her türlü tehlikeden muhafaza eylesin.”

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.