Altın 6,736.38
%0
BIST 14,172.26
%0
Dolar 47.84
%0
Euro 55.38
%0
Kırıkkale
28°

Kırıkkale Hakan Varol’u Kaybetmemeli

Kırıkkale Hakan Varol’u Kaybetmemeli

Bazı insanlar vardır; görev yaptıkları koltuğa değil, yaptıkları işe bakarsınız.

Bazı insanlar da vardır; göreve geldiklerinde “Böyle gelmiş, böyle gider” demek yerine, “Burada neyi değiştirebiliriz?” diye sorarlar.

Uzm. Dr. Hakan Varol’un Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi’ndeki yaklaşık bir yıllık görev sürecini ben bu ikinci grupta değerlendiriyorum.

Bugün geldiğimiz noktada Varol’un istifa dilekçesini Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğü’ne sunduğunu öğrendik. Ancak istifanın henüz kabul edilip edilmediği belli değil.

İşte tam da bu nedenle Kırıkkale’nin bir gazetecisi olarak soruyorum:

Hakan Varol neden istifa etti?

Eğer ortada sadece kişisel bir tercih varsa, bunu kamuoyu bilsin.

Eğer görevi bırakmasının arkasında yönetimsel bir anlaşmazlık varsa, bunu da bilmek hakkımız.

Eğer kendisine yönelik bir mobbing, baskı veya görevini yapmasını zorlaştıran bir süreç yaşandıysa, Sayın Varol bunu açıkça anlatsın.

Anlatsın ki biz de bilelim.

Çünkü mesele artık sadece Hakan Varol’un meselesi değildir.

Mesele, Kırıkkale’de işini yapan, sorumluluk alan, değişim yapmaya çalışan insanların arkasında durup duramayacağımız meselesidir.

Bir yılda ne değişti?

Hakan Varol göreve geldiğinde hastanede işleyişi sahada takip eden bir yönetim anlayışı ortaya koydu. Göreve başladıktan kısa süre sonra hastanenin farklı birimlerini günlük olarak yerinde incelemeye başlaması bunun ilk örneklerinden biriydi.

Geçtiğimiz ay yaptığı değerlendirmede ise hastanede hasta memnuniyetinin yaklaşık yüzde 60 seviyelerinden yüzde 90 seviyelerine çıktığını açıkladı.

Acil servisteki perdeli muayene sisteminin kaldırılması, kapalı odalı muayene düzenine geçilmesi, merkezi kan alma ünitesinin oluşturulması, polikliniklerde yeni sıra sistemleri, bazı branşlarda akşam polikliniklerinin başlatılması, hematoloji hizmetinin Kırıkkale’ye kazandırılması ve onkoloji tanı ve tedavi merkezi için önemli adımlar atılması gibi çalışmaları anlattı.

Bunların hepsini “mükemmel” ilan etmek zorunda değiliz.

Eleştirilecek tarafları varsa eleştirelim.

Eksikleri varsa konuşalım.

Ama çalışan bir insanın çalışmasını da görmezden gelmeyelim.

Çünkü Kırıkkale’nin en büyük sorunlarından biri yıllardır aynı:

Birileri bir şey yapmak istediğinde önce “Neden yapıyor?” diye soruyoruz.

Oysa bazen sormamız gereken soru çok daha basit:

“Ne yaptı?”

Değişim rahatsız edebilir

Bir kurumda yıllardır devam eden alışkanlıkları değiştirmek kolay değildir.

Hele ki kamu kurumlarında…

Bir yönetici geldiğinde düzeni değiştirmek, işleyişi sorgulamak, personelden daha fazla sorumluluk istemek ve vatandaş memnuniyetini merkeze almak bazı insanları rahatsız edebilir.

Hakan Varol da göreve geldiğinde hastanede bazı köklü değişikliklere imza attığını açıkça anlattı.

Hatta geçtiğimiz ay yaptığı açıklamalarda, hastanede “dokunulmazlık” anlayışının sona erdiğini ve yıllardır devam eden bazı alışkanlıkların değiştirildiğini söyledi.

İşte tam burada durup düşünmemiz gerekiyor.

Bir yöneticinin iş yapması mı sorun, yoksa iş yapmaması mı?

Eğer sorun varsa çözüm istifa olmamalı.

Çözüm; konuşmak, denetlemek, değerlendirmek ve gerekiyorsa hatayı düzeltmek olmalı.

Hakan Varol yalnız değildir

Buradan Sayın Hakan Varol’a da açık bir çağrıda bulunuyorum:

Eğer üzerinizde bir baskı varsa, bunu anlatın.

Eğer mobbing gördüğünüzü düşünüyorsanız, bunu kamuoyuyla paylaşın.

Eğer görev yapmanızı engelleyen bir durum varsa, isim vermeden de olsa yaşadığınız süreci anlatın.

Çünkü Kırıkkale kamuoyunun bunu bilmeye hakkı var.

Biz gazeteciler de bunu sormak zorundayız.

Ancak aynı zamanda şunu da söylemek zorundayız:

Hakan Varol, Kırıkkale’nin evladıdır.

1991 yılında Kırıkkale’de doğmuş, Kırıkkale’de hekimlik yapmış ve 14 Temmuz 2025’te Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi’ne başhekim olarak atanmıştır.

Yani bu şehrin sağlık sorunlarını uzaktan izleyen biri değildir.

Bu şehrin insanını bilen, bu hastaneyi bilen, burada yetişmiş bir hekimdir.

İstifaya hemen “tamam” denilmemeli

Benim çağrım çok net:

Hakan Varol’un istifası hemen kabul edilmemelidir.

Önce kendisi dinlenmelidir.

Neden istifa ettiği sorulmalıdır.

Varsa sorunlar masaya yatırılmalıdır.

Varsa kırgınlıklar giderilmelidir.

Varsa yönetimsel problemler çözülmelidir.

Ve en önemlisi, Kırıkkale’nin sağlık hizmetlerinde yakaladığı değişim sürecinin devam edip etmeyeceği düşünülmelidir.

Çünkü bir yöneticiyi değiştirmek kolaydır.

Ama bir kurumda başlatılan değişimin sürdürülebilirliğini sağlamak kolay değildir.

Kırıkkale’nin artık “Birisi geldi, birkaç ay çalıştı, sonra gitti” hikâyelerine değil; başladığı işi tamamlayan yöneticilere ihtiyacı var.

Hakan Varol’u “yedirmeyelim”

Burada “yedirmeyelim” derken kastım kimseyi eleştirilmez veya dokunulmaz ilan etmek değil.

Tam tersine…

Hakan Varol da eleştirilebilir.

Yanlış yaptıysa söylenir.

Eksik yaptıysa söylenir.

Hata yaptıysa hesabı sorulur.

Ama sadece değişim yaptığı için yalnız bırakılmasına da müsaade edilmemeli.

Ben bir gazeteci olarak bugün kendi adıma şunu söylüyorum:

Hakan Varol’un arkasındayım.

Çünkü benim arkasında durduğum şey bir makam değil.

Bir insanın memleketinde iş yapma çabasıdır.

Kırıkkale’nin evladının Kırıkkale için bir şeyler yapma iradesidir.

Ve eğer bu istifanın altında gerçekten kamuoyunun bilmediği bir mesele varsa, o mesele aydınlatılmalıdır.

Kırıkkale susmamalı.

Yetkililer susmamalı.

Hakan Varol susmamalı.

Varsa sorun, açıklansın.

Varsa mobbing, ortaya konulsun.

Varsa anlaşmazlık, çözülsün.

Ama ne olur, Kırıkkale’nin sağlık sisteminde taşları yerinden oynatmaya başlayan bir değişim daha başlamadan bitmesin.

Çünkü bazen bir şehre yapılabilecek en büyük iyilik yeni birini getirmek değil…

İşini yapan insanın önünü açmaktır.

Ve bugün Kırıkkale’nin sorusu şudur:

Hakan Varol neden istifa etti?

Bu sorunun cevabını hep birlikte öğrenmeliyiz.

Kırıkkale evladına sahip çıkmalı!

Bu yazı toplam 9 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İlyas Şen Arşivi

Bizde neden yok?

26/06/2026 15:13